Kendi kendime söyleniyorum...
"Her gün böyle haberler...
Sıktı ama..." diye homurdanıyorum; "Nereye kadar böyle sürecek?"
Umutların iki ay bile yaşamakta zorlandığı bir bölgeden gelen haberler nihayetinde...
Olup bitene hem bir Türk hem de geleceği az çok bilip hisseden bir gazeteci olarak bakıyorsanız, gerçekten tadınız kaçıyor.
***
Haberler akıp duruyor...***
Bunları bir TV yöneticisi dostumla konuşuyorken hatırlatıyor: "Abi düşünsene, şimdi 'Şam kırsalı' deyip geçiyoruz ama adamlar geçen ay Genelkurmay Başkanlığı binasını vurdular. Orası da mı kırsal?"***
Olanlara kızıp öfkelenmek sonuna kadar hakkımız...***
Birden...
Ağustos başında Birleşik Krallık Ulusal Güvenlik Danışmanı Jonathan Powell'ın Şam ziyareti sonrası söyledikleri aklıma geliyor...
Gazze'nin arkasından tabir caizse "büyük bir cismin yaklaştığına" dair tedirginliklerini dile getirmişti Powell, hatırlıyor musunuz?
***
NOT DEFTERİ
"Hiç değişmemişsiniz" dedim. Saçlarının rengini, yüzünün kırışıklığını söylüyorum sandı. "Adam olamamışsınız" demek istedim oysa... (KEMAL TAHİR / Yol Ayrımı)