Alaattin Köseler'in Beykoz Belediyesi Başkanı olduğu dönemde belediye başkan yardımcısı olan Bilgehan Murat Miniç'in belediyeye bağlı bir yer olan Ahmet Mithat Efendi Kültür Merkezi'nde özel güvenlik olarak çalışan Belgin D. ile samimi ve ast-üst ilişkisine sığmayan görüntüleri ortaya çıktı. Ocak ayında ise görüntüler sosyal medya platformlarında dolaşmaya başladı ve Bilgehan Murat Miniç'in eşine de iddiaya göre mesaj yoluyla bu görüntüler iletildi. Ortaya çıkan görüntüler kamuoyunda büyük tartışma yarattı. Yaşananlar üzerine Bilgehan Murat Miniç, görüntüleri yaymakla suçladığı Veli Gümüş, Metin Ülgey, Esra Altındağ, Selin Saraç, Deniz Bayraktar, Neslihan D. ve C.C'den şikayetçi oldu. Bu süre zarfında Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Beykoz Belediyesi'ne yönelik yolsuzluk operasyonu gerçekleştirildi. Operasyonda gözaltına alınan Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler ile Miniç'in görüntüler sebebiyle şikayetçi olduğu Veli Gümüş ve Metin Ülgey'in de aralarında bulunduğu 13 kişi tutuklandı. Köseler'in tutuklanması sonrasında görevden alınması sonucunda 10 Mart'ta belediye meclisinde seçim yapıldı ve Beykoz'a transfer olarak gelerek meclis üyesi seçilen Beylikdüzü CHP İlçe Başkan Yardımcısı Özlem Vural Gürzel, Beykoz Belediyesi'nin yeni belediye başkan vekili seçildi. Gürzel de Bilgehan Murat Miniç'i önemli müdürlükleri sorumluluğuna vererek belediye başkan yardımcısı yapılırken belediye içinde adeta gölge belediye başkanı oldu.

KADIN HAKLARINI DİLİNDEN DÜŞÜRMEYENLERİN ZULMÜNÜ ANLATTILAR
Belediye içinde adeta bölge belediye başkanı olarak isimlendirilen Miniç'in de ilk icraatı kendisi ve özel güvenlik kadın arasındaki samimi görüntüleri yaymakla suçladığı Esra Altındağ, Selin Saraç, Deniz Bayraktar, Neslihan D.'yi işten çıkartmak oldu. Ramazan ayının ortasında bayrama az bir süre kala 19 Mart'ta işten çıkartılan 4 kadın çalışan maruz kaldıkları duruma isyan etti. Oldukça uzun süredir belediyede çalışan 4 kadın, Beykoz Belediyesi'nin kadın belediye başkan vekili olan Özlem Vural Gürzel'in de durumlarına sessiz kalmasına isyan etti. Bir yandan Bilgehan Murat Miniç'in kendilerinden şikayetçi olması sebebiyle başlatılan soruşturma sürerken bir yandan da 4 kadın işe iade davası açtı. Ağızlarından kadın hakları ve adalet kavramlarını düşürmeyen CHP'li belediye yöneticisi tarafından işten çıkartılan 4 kadın yaşadıklarını Sabah Gazetesi'ne anlattı.
21 YILDA YAŞAMADIKLARINI SON 1 YILDA YAŞADI
2004 yılından buyana Beykoz Belediyesi'nde çalışan 2 çocuk annesi Esra Altındağ, "Ben 2004 yılından beri Beykoz Belediyesi'nde çalışıyorum. Ben 8 yıl anaokulu öğretmenliği yaptım. 9 yıl belediyenin kariyer merkezinde çalıştım. Son 5 yıldır da çözüm merkezinde çalıştım. Müdür asistanlığı ile oradaki görevimi sonlandırdım. Son olarak da Tokatköy hizmet binasında kadın spor merkezinde çalıştım. Yapılanların haksız olduğunu düşünüyorum. Kadın bir belediye başkanımız var ve biz kadın olarak mağdur olduk. Çalıştığım 21 yıllık dönemde bir tane tutanağım dahi yok. Hiç kimseyle geçimsizliğim yok. İş arkadaşlarımla hep huzurlu bir şekilde çalıştım. 21 yıl boyunca hiçbir sorun yaşamazken son 1 yıldır sorun yaşıyorum. Çeşitli mobbinglere maruz kalıyorum. İtibarım zedeleniyor. Ben mobbinge uğradığım süreçlerde babamı kaybettim. Sonra halamı ve ondan bir hafta sonra da teyzemi kaybettim. Şimdilerde tekrar halamı kaybettim. Bu kadar kaybın içinde bir de iş sıkıntısı yaşadım. Ayrıca ben de psikolojik sıkıntılar başladı. Bir görüntü varmış ben bu görüntüyü bilmiyorum. Görüntünün alınacağı binada da hiçbir zaman görev yapmadım. Benimle hiçbir alakası olmayan bir şey. Biz çalışırken bir akşam bizi karakoldan ifademize başvurmak için aradılar. Karakola gittiğimizde gözaltı kararımızın olduğunu söylediler. Sadece başkan yardımcınız dolayısıyla buradasınız dediler. Arkadaşımız atak geçirmese o akşam gözaltında kalacaktık. İfade verdikten sonra tekrar mobbinge maruz kaldık. Alaattin başkan bizim haklılığımızı biliyordu. Alaattin başkan görevden alınınca ertesi gün disiplin kurulu kurarak bizi çağırdılar. Sözlü ifademize başvurdular. Ondan önce de insan kaynakları biriminden arayarak yazılı ifademize başvurdular. Sözlü ifadeden sonra gidin çalışmaya devam edin, belirlenmiş bir suçunuz yok. Konu savcılıkta dediler. Şuan belirlenmiş bir suç yok, delil yok." Dedi.
KARAKOLA İFADEYE ÇAĞIRILINCA MESELEYİ ÖĞRENDİ
14 yıldır Beykoz Belediyesi'nde çalışan 1 çocuk annesi Selin Saraç, "Ben başkanlık ana hizmet binasında 11 yıl çalıştım. Kızım böbrek hastası ve dizlerinde iltihaplı romatizma var. Bu sebeple vardiyalı çalışmaya geçmek istedim. 3 yıldır da belediyenin kültür merkezlerinde görev aldım. Bunlardan bir tanesi de Ahmet Mithat Efendi Kültür Merkezi idi. Bu süre zarfında hakkımda herhangi bir tutanak tutulmadı. Yüz kızartıcı bir suç işlemedim. Müdür ve amirlerle bir sorun yaşamadım. Buradaki arkadaşlarımla ben bu mesele olana kadar hiç konuşmuyorduk. Karşılaştığımızda selamlaşıyorduk ancak sadece o kadardı. Görüntülerdeki Belgen D. ile de ben 3 yıl önce konuşmama kararı almıştım. Çalışmış olduğumuz Riva Elmasburnu Plajı'nda kendisi bir başka arkadaşımızı mağdur etmişti. O sebeple konuşmuyordum. 3 yıldır da görüşmüyordum. Beni emniyetten aradılar ve ifadeye çağırdılar. İfadeye gittiğimde Esra hanımla karşılaştım. Deniz hanımın içeride ifade verdiğini öğrendim. Neslihan Hanım atak geçirip hastaneye kaldırılmış. Görevli komiser, kamera kayıtlarını benim aldığımı ve basına benim sızdırdığımı söyleyerek benim suçlandığımı söyledi. Bunu yapabilecek bir olmadığımı bunları kendisinden duyduğumu söyledim. Sonrasında belediye disiplin kurulunda yukarıdan çok büyük baskı olduğunu ve bu sebeple bizi getirtmek zorunda olduklarını söylediler. Bizi sözlü olarak dinlediler. 19 Mart'ta da işten çıkarttılar. Bunların hepsi belediyeye vekil seçilen kadın başkanımızın, Bilgehan Murat Miniç'i önemli müdürlüklerden sorumlu belediye başkan yardımcısı yapmasıyla başladı. Şuan ki başkan vekilimiz kadın olmasına rağmen bunlara gözünü kapattı" diye konuştu.
KADIN BELEDİYE BAŞKAN VEKİLİ DE SAHİP ÇIKMADI
2015 yılından buyana Beykoz Belediyesi'nde çalıştığını belirten 2 çocuk annesi Deniz Bayraktar, "Ben 2015'te belediyede özel güvenlik personeli olarak çalışmaya başladım. 5 yıldır Riva Elmasburnu Plajı'nın güvenlik sorumlusu olarak çalışıyorum. Kış aylarında tekrar belediyenin ana binasında görev yapıyordum. Şuan ki belediye başkan yardımcımızla alakalı bir husumetim yok. Arkadaşlarımızla beraber bir akşam gözaltı kararı üzerine karakola çekildik. Görüntülerle alakalı suçlandığımız karakolda öğrendik. Bundan sonra mobbingler başladı. Kendisi belediye başkanlık binasına geldiğinde tarafıma hakaret ederek bu kadını burada görmek istemiyorum gönderin dedi. Tarafıma iftira atıldı. Arkadaşlarımız arasında itibarımızı zedelediler. Kadın olarak onurumuzu gururumuzu inciterek sürgünlerimiz başladı. Karakoldaki ifade sürecinden sonra kendisi 17 Şubat'ta insan kaynaklarına bir şikâyette bulunmuş ve bunun üzerine hakkımda tutanak tutulmuş. Yazılı savunmamızı verdik. Tabi o arada başkanımız gözaltındaydı. Başkanımızın tutuklandığı gün disiplin kurulunu topladı. Sözlü ifademize başvuruldu. Disiplin kurulu bile bizim neden orada olduğumuzu anlamamışken talimatın üst makamdan geldiğini ve bunun üzerine çağırıldığımızı söylediler. 19 Mart'ta çağırıp işten çıkışımızı verdiler. Belediye başkan yardımcımız Bilgehan Murat Miniç bunu bilinçli yapıyor. Biz karşımızda hiç muhatap bulamadık. Kadın bir belediye başkan vekilimiz olduğu süreçte biz işten çıkarıldık. Kendisiyle görüşmek istedik ancak konuşamadık. Ben 15 yıldır eşimden ayrıyım. Şeker hastası bir çocuğum var ve buradan aldığım maaşla geçinen bir insanım. Ramazan ayında mübarek günde çıkışımız verildi" açıklamasında bulundu.

ONUR VE GURURLARINI HEDEF ALDILAR
Yaşadıkları hakkında konuşan 13 yıldır Beykoz Belediyesi'nde çalışan ve 10 yıldır MS hastası olan Neslihan D. , "İlk olarak sosyal işler müdürlüğünde çalıştım. Özel kalem müdürlüğünde çalıştım. Beykoz ilçe afet sorumlusu olarak çalıştım. Destek hizmetleri müdürlüğünde çalıştım. Burada çalıştığım masayı bile aldılar. Bir gün beni hayvan barınağına sürdüler. Sonra hastalığımdan dolayı burada çalışamayacağımı söyledim. Bu defa da spor ormanında büro memuru olarak sürdüler. Biz bu süreçte ahlakımıza, kadınlığımıza dile dökemeyeceğimiz şeylere maruz kaldık. Biz yaşadığımız süreçleri, Ekrem İmamoğlu'na, Özgür Özel'e Gökan Zeybek'e ilettim. Karakola gittiğimde neden suçlandığımız sorduğumda terslendim. Orada ağır ithamla karşılaştım. Bilgehan Murat Miniç'e platonik aşık olmama kadar olay gitti. İfadeden çıkıp odaya alındığımda hakkımda gözaltı kararı olduğunu söylediler. Ben kriz geçirdim. Bu defa tamam gidebilirsiniz denildi. Ben kriz geçirerek hastaneye gittim. Alaattin başkan görevden alındıktan sonra işten çıkarıldık. İki çocuğumu kendim büyüttüm. Ev geçindiriyorum. Bir kızım okuyor bir kızım yeni mezun oldu. Evim kira ödüyorum. Ortada elle tutulur hiçbir şey yok. Kadın başkan vekili de konuyu biliyor ama 4 kadının sorunuyla ilgilenmiyor." Dedi.
DOSYADA DELİL YOK
Bilgehan Murat Miniç'in şikâyeti üzerine başlatılan soruşturmada 4 kadın çalışanın avukatlığını üstlenen Baran Kılıç, "Üç kadının bahsi geçen görüntülerin olduğu binayla hiç alakası yok. Birisi sadece görüntülerin olduğu yerde çalışıyor. 4 kadın mobbing yapılarak karakola götürülüyor. Hiç alakaları olmadıkları suçlarla suçlanıyorlar. Hiç kimseyi muhatap bulamıyorlar. Bir kadın başkanın görev yaptığı yerde hiçbir şekilde muhatap bulamıyorlar. Ceza mahkemesinden bir ceza çıkmadan bunlar yaşanıyor. Nedir bu yangından mal kaçırmak. Başkan yardımcısı ve görüntülerdeki kadın hakkında ne idari ne cezai hiçbir soruşturma yok hiç alakası olmayan 4 kadın hakkında soruşturma açılıyor. İşten haksız bir şekilde çıkartılıyorlar. Mağdur olmuş durumdalar. Bu kişilerin neden seçildiğini de bilmiyoruz. Dosyada bir delil de yok. Dosyada tanık olarak sunulan kişiler de olayla ilgili bilgilerinin olmadığını söylüyor. Somut delil yok. Orantısız bir uygulama var. " açıklamasında bulundu.
İŞTEN ÇIKARTMALAR GEÇERLİ BİR SEBEBE DAYAMIYOR
İşten çıkarılan kadınların iş davasını takip eden avukat Asuman Dölgen Kenar, "Yapılan şeyler geçerli bir nedene dayanmıyor. Belediye keyfi davranmış durumdadır. Biz öncelikle işe iade talebinde bulunduk. Bu süreç başladı. İş feshi ile ilgili doğru düzgün bir şey de yok. Usulsüz bir işleyiş olduğu görülüyor. İş Kanunu'nun şu veya bu madde diyemiyoruz. Çalışanlar sendika üyesi olduğu için toplu iş sözleşmesinin disiplin kısmında yer alan hükümlere göre çıkartma yapılmış. Her tarafa çekilebilecek hükümle çıkartılmışlar. Ortada ispatlanmış bir suç yok. Haksız bir karar var. Savcılık soruşturması sürerken iş akdi fes edilmiş. İş hukuku anlamında biz süreci başlattık" dedi.