Son dakika! Büyükçekmece'de 7 Haziran'da elleri ve kolları bağlı şekilde öldürüldükten sonra sarıldığı halıya 10 kiloluk dambıllarla bağlanıp denize atılan 24 yaşındaki Sedef Güler'in cansız bedeni Büyükçekmece Mimar Sinan sahilinde balıkçılar tarafından bulunmuştu.
Olayla ilgili olarak 3 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından korkunç cinayete ilişkin başlatılan soruşturma tamamlandı.
Hazırlanan fezlekede şüpheli Fırat Baykara ve Yavuz Güngör hakkında 'beden ve ruh bakımından kendisini savunamayacak kişiye karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet istendi. Bir diğer şüpheli Yiğit Hüseyin Ayvalık için ise 'suçluyu kayırma' suçundan altı aydan beş yıla kadar hapis cezası talep edildi.
HALI FABRİKASI ELE VERDİ
Fezlekede yer verilen olay yeri inceleme raporunda, maktulün sarılı olduğu halının üzerinde "Karaca" isimli halı yıkama fabrikasına ait etiket olduğunun tespit edildiği, fabrika görevlileriyle yapılan görüşmelerde, Zafer Erciyas'ın halının sahibi olduğu anlatıldı.
Erciyas'ın emlak işiyle uğraştığı, halının bulunduğu daireyi şüpheli Fırat Baykara'ya kiraladığının kaydedildiği fezlekede, yapılan incelemelerde cesedin bulunduğu halı etrafında bulunan kahverengi perde ve halı üzerinde bulunan un çuvalı parçalarının kalan kısmıyla kanlı eldivenin vestiyerde asıl çanta içerisinde maktül Sedef Güler isimli şahsa ait kimlik bilgilerinin olduğu suç eşyaları bulunduğu ve dairenin Fırat Baykara ve Yavuz Güngör tarafından kullanıldığı tespit edildi.
HALIYA SARIP KÖPRÜDEN ATMIŞLAR
Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan fezlekede, Yavuz Güngör'ün yakalanmasına yönelik kolluk görevlileri tarafından çalışma yapıldığı ve yapılan çalışmalar kapsamında şüphelinin, kızı Hande Yağmur Güngör ile ikamet ettiği adrese ait kamera kayıtlarının incelendiği belirtildi.
Yavuz Güngör'ün 4 Temmuz'da siteye girdiği, ardından Onur Özbey'in maktul Sedef Güler'i adrese getirdiği ve Hande Yağmur Güngör ile maktulün tartıştığı bunun üzerine 5 Temmuz'da şüpheli Güngör'ün maktulle birlikte siteden ayrılarak şüpheli Fırat Baykara'nın evine gittikleri ve bir süre sonra Baykara'nın da eve geldiği anlatıldı.
Şüphelilerin adreste Sedef Güler'i tespit edilemeyen bir nedenden dolayı öldürdüklerinin tespit edildi ve cesedi yok etmek için plan yaptıkları ve bir gün sonra buluşmak üzere evden ayrıldıkları aktarıldı.
Cesedi denizde bulunmuştu! Sedef'in son anları ortaya çıktı: Öldürüldüğü eve böyle girmiş...
Fezlekede, şüphelilerin 6 Haziran tarihinde tekrar buluştukları, cesedi Mimar Sinan Köprüsü'nün bulunduğu yere atmaya karar verdikleri ve maktulün cesedini koyacakları valizi, zinciri ve ağırlığı aldıkları belirtildi.
Şüphelilerin, cesedin bulunduğu daireye kameranın görmediği bir açıdan girdiklerinin aktarıldığı fezlekede, maktul Sedef Güler'in cesedini yine kameranın görmediği bir açıdan 7 Temmuz günü 02.00-03.00 sıralarında çıkardıkları, cesedin ayaklarına zincir ve ağırlık bağladıkları, maktulü halıya sararak Mimar Sinan Köprüsü'nden aşağıya attıkları, şüphelilerin olay yerinden ayrıldıkları ifade edildi.
"POLİSİ ARAMAK İSTEDİM SİLAH ÇEKTİ"
Fezlekede şüpheli Fırat Baykara'nın Esenler'de bulunan evine gittiği, diğer şüpheli Yavuz Güngör'ün ise yurt dışına gitme planı yaptığı aktarıldı.
Şüpheli Baykara'nın olay günü polisleri durdurarak, "Yavuz Güngör beni Gürpınar'da bulunan ikametine çağırdı. Eve gittiğimde hareketsiz yatan bir kadın gördüm. Kontrol ettiğimde yaşam belirtisi yoktu. Polise haber vermek istediğimde bana silah çekti. Nalburdan zincir ve ağırlık aldıktan sonra kadını halıya sardık. 7 Temmuz günü ise Büyükçekmece sahil tarafına gittik. Cesedi köprü üzerinden suya attık." dediği ortaya çıktı.
"UYUŞTURUCUDAN KÖTÜLEŞTİ"
Edirne'de yakalanarak İstanbul'a getirilen şüpheli Yavuz Güngör'ün ifadesinde: "Sedef Güler'i 4-5 aydır tanıyorum. 04 Haziran'da kızımla yaşadığım eve geldi. Kızım bizi evden kovdu. Evden kovulunca maktulle birlikte Fırat'ın evine geçtik. Sedef bana ellerinin ve ayaklarının kasıldığını söyledi. İçeceğime madde attı, içmedim. Sabah uyandığımda kötüydü" dedi.