Türkiye Tenis Federasyonu başkanlık koltuğuna oturan Şafak Müderrisgil, SABAH Spor'a özel açıklamalarda bulundu.
Bazı yetenekli gençler, imkânsızlık nedeniyle ileri gidemiyor. Bu sporculara nasıl destek oluyorsunuz?
Bizim her türlü desteği verme isteğimiz var ama herkese yetişmek mümkün değil. Biz bütçemizi Gençlik ve Spor Bakanlığı'ndan ve en büyük sponsorumuz Spor Toto'dan alıyoruz. Bunun dışında özel şirketler, bize sponsor olabiliyor. 22 Nisan'da Hatay'da 'Haydi tenise' projemizi başlattık. Milli Eğitim Bakanlığı'yla bir protokol imzaladık. Bu çerçevede 81 ilimizden 1000'er öğrenciye ulaşacağız. Önümüzdeki 3 yıl boyunca Türkiye genelinde en az 81 bin öğrenciye erişmeyi amaçlıyoruz. Bu bize tenisin tabana yayılmasını sağlayacak. Şimdiden 8 bin çocuğa ulaştık.''
''İSVİÇRE'DE KAÇ TANE FEDERER YETİŞİYOR!''
''Bu spora baktığınızda, bir ülkede kaç tane Federer çıkıyor? Kendi ülkelerinde kaç tane Nadal, Alcaraz, Djokovic yetişiyor? Djokovic'in yanına bir yenisi daha geldi mi? Aslında her ülkeden birçok yıldız çıkmıyor. İşin temelinde altyapı sistemi var. Bu fabrika, dünya çapında başarılı sporcuların çıktığı seviyeye doğru, tenisçi gelişiminde çok ciddi bir katkı sağlıyor.''
''ZEYNEPLERİN ÇIKMASI ZORLAŞIYOR''
''Türk tenisini geliştirmek için federasyon olarak nasıl bir strateji izliyorsunuz? Federasyon olarak, Türk tenisinin altyapısını güçlendirmek ve daha fazla yıldız oyuncu yetiştirmek için sürekli çalışıyoruz. Tenisi sadece elit bir spor dalı olmaktan çıkarıp, daha geniş kitlelere hitap etmesi için projeler geliştiriyoruz. Tenis, hayatın her alanında yer alabilen, herkesin rahatlıkla erişebileceği bir spor haline gelmeli.''
''Zeynep Sönmez bir yol açtı. Yeni Zeynep'ler nasıl gelecek? 2028 Los Angeles Olimpiyatları'na 3.5 yıl kaldığını düşünürsek tenisin tabanını oluşturmak bizim önceliğimiz. Bu tabanı oluşturmadıkça Zeynep Sönmez gibi yıldızlarımızın çıkması zorlaşıyor. Zeynep, bu ekosistem içinde aslında bu sistem olmamasına rağmen çıkmış bir sporcu. Sisteme rağmen çıkmış sporcu. Federasyon olarak görevimiz ortamı yeteneklerin çıkışını desteklemek.''
''ORTAK AKILLA BÜYÜYECEĞİZ''
Geldiğinizde karşılaştığınız en büyük zorluk neydi?
''Her lider kendi vizyonuyla gelir. Biz de değişim vizyonuyla geldik. Statükoyu yıkmak, yerleşmiş alışkanlıkları dönüştürmek ciddi mücadele istiyor. Bu düzeni dönüştürmek ciddi bir planlama ve zaman gerektiriyor. Artık daha sağlam bir zemine oturduğumuzu düşünüyorum. Ekosistemi, kamu-özel- STK iş birliğiyle daha da güçlendirmek istiyoruz. Ortak akıl olmadan tenis büyüyemez.''
''BELKİ DE DJOKOVIC'E KARŞI OYNAYACAĞIZ''
Son dönemde önemli uluslararası başarılar elde edildi. Bunu anlatır mısınız?
''Erkekler Davis Cup'ta çok güzel bir başarı elde ettik. Meksika'yı 5-0 gibi net bir skorla namağlup yendik. Şimdi önümüzde Belgrad var. 14-15 Eylül haftasında Sırbistan ile karşılaşacağız. Belki de Novak Djokovic'e karşı korta çıkacağız. Kadın Milli Takımımız da mart ayında Litvanya'da çok anlamlı bir başarı elde etti. Tam 10 yıl sonra Afrika-Avrupa grubundan çıkmayı başardık. Artık Dünya 1. Grubu play-off'larındayız. Tekerlekli sandalye tenisinde dünya çapında saygı gören oyuncularımız var. Ahmet Kaplan, olimpiyatlarda dördüncülük elde etti. Uğur arkadaşımız 14. oldu.''
''BAŞARILAR BİR ANDA OLMUYOR, SABIR İSTİYOR''
Tüm bu başarılar neye bağlı sizce?
''Açık konuşmak gerekirse, bu bir emek ve sabır işi. Bu başarılar bir anda olmuyor. Altyapıyı güçlendirirken bir yandan da sportif sonuçları görmeye başlıyoruz. Ama bu süreç tek hatlı bir yol değil. Yani A'dan B'ye düz bir çizgiyle gidilmiyor. Hayat nasılsa, bu iş de öyle. Antrenörü, oyuncusu, kulübü, hakemi, yurtiçiyurtdışı turnuvaları… Her alanı birlikte mobilize etmemiz gerekiyor. Her şeyi birbiriyle konuşturarak ilerlemeliyiz. Biz bu anlayışla çalışıyoruz.''
''BURS PROGRAMLARIYLA DAİMA YANLARINDAYIZ''
Ekosistemde kız çocuklarına nasıl rol modeller sunuyorsunuz, uzun vadeli hedefiniz nedir?
''Tenis yalnızca sahada raket sallamak değil; hakemlikten turnuva direktörlüğüne, fizyoterapistlikten yönetim danışmanlığına kadar pek çok kariyer fırsatı barındıran geniş bir ekosistem. Bizim görevimiz, bu meslek alanlarını görünür kılmak ve genç kızların tenis dünyasında bir kariyer yolu çizmelerine yardımcı olmak. Hem burs programlarıyla hem de mentorluk ağlarıyla bu yolda yanında olmayı planlıyoruz. Biz bu işe girerken 360 derece bakmak zorundayız. Sadece kort değil; eğitim, iletişim, iş birliği tüm bileşenler birlikte çalışmalı. Başarı sistemin işlemesiyle mümkün. Bunun için çalışıyoruz.''