İBRAHİM BÜYÜKAK

Filmin adını Mutluyuz 2 yapmak istemedim. İlk filme çağrışım yapsın diye o kalıbı bozmadık, 'Mutluyuz mu?' dedik.

İlk filmde Yasemin'den çok dayak yedik eli ağır diye bu filmde öyle sahne yazmadım.

İkinci filmi yapma düşüncem yoktu aslında ama teklif edildi. İyi bir hikâye bulursak yaparız demiştim. Çünkü ilk film biraz daha mistik uhrevi ve fantastik şeyleri kullandığımız bir filmdi. İkincisini daha realistik temele oturtmaya çalıştım. Çiftin çocuklarının olması, çocuk olduktan sonra bozulan ritimleri, anne baba olduktan sonra karı koca olmayı unutmaları çıkış noktam oldu. Ferhat ve Aslı gibi birbirine tahammülsüz zıt iki karakterin boşanıp çocukların zoruyla tatile çıkmaları, yeniden birlikte sosyal ortama girmeleri üzerinden oluşturdum hikâyeyi.

Çocuk olduktan sonra sorumluluğun arttığı, hayatın merkezine girdiği bir gerçek. Çocuk sahibi olmak bocalama getiriyor tabii ki. Eş olmak dışında anne baba olmak çok önemli. Hatta kiminle evlendiğin kadar kiminle boşandığın da çok önemli. Sonuçta ortada bir çocuk var ve anne baba rolü ömür boyu devam edecek. Çocuk sahibi olmak hayatımda aldığım en iyi karar. Çok seviyorum. Dünyanın en güzel şeyi.

Eskiden çok sabırsız biriydim. 35'ten sonra başka bir şey oldu. Çok sinirlenmeme rağmen idare edebiliyorum.

Aslan 4.5 yaşında. Ne iş yaptığımı idrak edemedi, TV'de beni görüyor "Çizgi film aç" diyor. Seni zaten her gün görüyoruz. Hayatı tanıma süreci çok keyifli. Onunla tekrar büyüdüğümü hissediyorum. Birlikte çok eğleniyoruz. Aslan çok komik ileride beni geçer.

Eşimin psikolog olması, psikoterapi ve psikanaliz dersleri alması çok yardımcı oldu. Psikoloji ağırlıklı bir kara komedi hikâyesi yazıyorum. Arızalı tiplerin zaafları ve sıkıntılarıyla ilgili eşimden destek alıyorum. Çok faydası oluyor.

Yol Arkadaşım 3 gelebilir. Eylül ayında sete girmeyi planlıyorum.
Oğuzhan Koç da çok istiyor. İlk iki film çok beğenildi, hep soruyorlardı bu da bende ayrı bir sorumluluk yüklüyor. Devam filmi yapmak, sıfırdan yeni bir film yapmaktan daha zor. O yüzden daha iyisini yapmak çok büyük bir sorumluluk.
BAŞAK PARLAK
EVLİLİK ZOR BİR KARAR

İbrahim'le çalışmayı çok seviyorum. İkinci filmin senaryosu geldiğinde şaşırdım açıkçası. Seve seve kabul ettim. Yasemin ve İbrahim'le bir tur daha çalışma şansı beni çok mutlu etti.

Oynadığım Serra karakteri de evlenmiş boşanmış çocuğu olan bir kadın. Etrafımda evli ve mutlu çok arkadaşım var. Evlilik şans işi, beni korkutuyor. İnsanlar bireyselleşti. Ayrılık dönemlerinde karşındakinin canını yakma isteğiyle dolup taşıyorlar, belki sonradan pişman oluyorlar ama tatsız şeyler yaşanabiliyor. O yüzden korkuyorum, çünkü evlenmek büyük bir karar. 'Şu an iyiyiz, niye evleniyoruz?' sorusuna karşılık bulmak zor. Belli bir yaştan sonra tercihler, beğeniler, kriterler değişiyor. O yüzden zor.

Tekirdağ Şarköy'de doğup büyüdüm. 12 yaşından beri setteyim. Oyunculuk hayalim yoktu. Tesadüfen oldu. Ajansa yazdırdılar, 2002'de Kayseri'de çekilen Zalim dizisinde oyandım. Konservatuvar okumayı istiyordum ama tiyatro kökenli birkaç oyuncu arkadaşım başka bölüm seçmemi önerdi. Üniversite öncesi sektörü çok iyi biliyordum, başrol oynadım, başka bir bölüm seçmeliyim diye düşünüp Uluslararası İlişkiler okudum.
TÜRKÜ TURAN
SENARYO VE EKİP BENİ CEZBETTİ
Aynı Yağmur Altında isimli dizimiz yarın seyirciyle buluşuyor çok heyecanlıyız. 3-4 senedir televizyona iş yapmıyordum. Ama bu senaryo ve ekip beni çok cezbetti. İçinde olmasaydım da bu işi merak ederdim. Ali Balcı ile yıllar öne çalışmıştık. Setimiz okul gibi, inanılmaz güzel bir kadro var.

Başkalarını öteki sananların aslında kendilerinin öteki olduklarını anlayacakları bir iş. Benim hoşuma giden şey de bu bakıştı aslında. Herkes yabani ve yabancı.

Seray karakterini oynuyorum. Hikâyenin içindeki en ılımlı, yapıcı kavgadan kaçan ara bulucu 2-3 karakterden biri. Bir yer herhâlde patlayacaktır diye düşünüyorum. Eşimi Sarp oynuyor. Aileleri bir araya getiren bir çiftiz.

Sahne korkum vardı. O yüzden şarkı söyleyemiyordum. Geçen sene Engin Alkan'la yaptığımız müzikalle attım. Dans edip şarkı söyledim oynadım, bütün sahne korkumu attım. Bir şarkım var, onu hazırlayacağım ilk fırsatta.

Cem Adrian'ın dizi için yaptığı müzik çok önemli.
SARP BOZKURT
HÜLYA AVŞAR ŞAŞIRTTI

Ekip şampiyonlar ligi gibi. Kendimizi şanslı hissediyoruz. Çok fazla karakter var, hikâyesi de bol olacak bence.

Hikâyemiz nasıl gelişecek bilmiyorum. Şu an başka dizide oynuyor gibiyim. Çünkü ana aksta dram akan bir iş var ama bize gelince komediye dönüyor. Nefes aldıran karakterlerden biri. Komedi dizisi seti olmadığı için azar işittiğim anlar oluyor.

İlk defa Hülya Avşar'la çalışıyorum. Ekranda gördüğüm kadar biliyorum, nasıl biri olduğuna dair fikrim yoktu. Çok gergindim... Ama beni şaşırttı, o kadar güleç o kadar rahat, samimi birini beklemiyordum. Şakayı da kaldırabilen kendisi de yapabilen çok da esprili biri. Fikret Kuşkan'la sahnelerini ders gibi ağzım açık izliyorum. Fikret Kuşkan inanılmaz bir oyuncu.

Yedi Kocalı Hürmüz kapalı gişe gidiyor. Boylarımız hariç Çağla ile iyi bir uyum içindeyiz. Beklediğim bir iş değildi. Gelen bir telefonla kendimi oyunda buldum. 3.5 saat sürüyor, ama çok keyifli. Çok eğleniyoruz.

Şükür zamanlarım benim, maşallah diyeceğim çok şey var. Hayalini kurduğum güzel şeyler yaşayacağımı biliyordum.

9 yaşında Baba Evi'nde oynadım. Sonra televizyona ara verdim okulum için. Endüstri Mühendisliği okudum. Bir yandan da tiyatroya devam ettim. Hiç mühendislik yapmadım. Ama özellikle yazarken mühendis kafası çok işime yaradı. Komedi de matematik işidir ya. Çok faydasını gördüm.
SENA GÜL
YAŞADIKLARIMI ŞARKIYA DÖKÜYORUM

Çocukluğumdan beri bu mesleği yapacağıma inanıyordum. Şükür bu yılda ilerliyorum. Sertab Erener gibi bir isimle aynı yer ve şarkıda buluşabileceğim aklıma gelmezdi.

Telefon etti bana, 'Ben Sertab' dedi. Ben de 'Hangi Sertab' dedim doğal olarak. "Sertab Erener... Senin şarkılarının sözlerini çok beğendim, elimde çok güzel bir melodi var. Ona şarkı sözü denemek ister misin?" diye sordu. 'Böyledir Benim Ayrılıklarım' şarkısına söz yazdım. Kapandım ve tamamen kendimi verdim. Çok güzel dönüşler aldım. İnanılmaz detaycı biri. Ufak müdahaleleri oldu. Saygı 1 projesinde şarkısını seslendirmiştim, muhabbetimiz arttı. Yedek Anahtarım isimli şarkıda düet yaptık. Gençlere verdiği destek çok kıymetli.

Yaşadıklarımı şarkıya döküyorum. Olmayan şeyleri yazamıyorum. Şarkı çıktıktan sonra konserde söylemek dışında asla şarkılarımı dinlemiyorum. Yabancılaşıyorum çünkü.

Paptırcem, 12 yaşımda kendi kendime uydurduğum bir mahlastı. Piyano çalarken çektiğim videoları o isimle paylaşıyordum. Sonra Büyük Ev Ablukada'nın bir şarkısını coverlamıştım. Onu da Paptırcem ismiyle paylaştım. Ama yaş geçince bu mahlasın, müziğime uygun olmadığını fark edip kendi ismimi kullanmaya karar verdim. Yıllardır değiştirmek istiyordum ama işler büyüyünce elim geri gitti. Herkes bana 'Cem abla' diyordu. Ben Cem ablayı baya sahiplenmiştim. Paptırcem maskelerimden biri. Ona alışan Sena Gül'e kesin alışır.