Kürt kardeşlerim bu oyuna gelmesin
Erdoğan: Bayrağımıza alçakça saldırının hesabı sorulacak. Çarpıtma üzerine kurulu propagandayla Kürtlerin kışkırtılmaya çalışıldığını görüyoruz. Özellikle Türkiye’deki Kürt kardeşlerim bu oyuna gelmemeli. Terör örgütü ayrı, benim Kürt kardeşim ayrı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM'de AK Parti Grup Toplantısı'nda gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Erdoğan özetle şunları söyledi:
SDG, OLUMLU ADIM ATMADI: Komşumuz Suriye, 8 Aralık Devrimi'nin ardından, ülkede birliği sağlamak adına yoğun bir mücadele veriyor. Suriye'nin kuzeyi ve doğusundaki toprakları işgal eden, adına SDG denilen yapıyla biliyorsunuz geçtiğimiz yıl 10 Mart'ta bir mutabakat imzalandı. Bu mutabakata göre, SDG silahlarını bırakacak ve işgal ettiği yerleri Suriye hükümetine teslim edecek, böylece ülkenin birliği, bütünlüğü temin edilmiş olacaktı. SDG, bu entegrasyon için belirlenen takvim içerisinde olumlu hiçbir adım atmadı. Biz bu süreçte, ilgili kurumlarımız vasıtasıyla tüm taraflara gerekli telkinlerde bulunduk. Düğümün çözülmesi, böylece krizin sıcak çatışmaya dönüşmemesi için her türlü gayreti gösterdik.
HAKLI OPERASYON: Suriye ordusu, ocak ayının ikinci haftasında, güvenlik kuvvetlerine yönelik saldırıların akabinde, son derece haklı ve meşru biçimde, önce Halep içindeki mahallelere, ardından Fırat'ın batısındaki topraklara operasyonlar düzenledi. Son bir hafta içinde de Halep'teki mahallelerin yanı sıra, Fırat'ın doğusundaki topraklar, Suriye ordusu tarafından illegal silahlı unsurlardan temizlendi. Türkiye'nin güney sınırlarında, ülkemizin güvenliğine tehdit oluşturacak ayrılıkçı bir yapıya rıza göstermeyeceğimizi de defalarca ilan ettik. Suriye devletinin ve Suriye ordusunun; tüm etnik kökenlerin, inançların, mezheplerin yan yana yaşadığı; birleşik, tek, bağımsız bir Suriye inşa etme mücadelesini, komşuları ve kardeşleri olarak yürekten destekliyoruz.

PROVOKASYON İNTİHAR OLUR: Varılan ateşkes anlaşmasından büyük memnuniyet duyuyoruz. Temennimiz; daha fazla kan akmadan artık bu meselenin kalıcı biçimde çözülmesi, Suriye'nin kuzeyindeki belli alanlara sıkışmış terör örgütünün silah bırakması, tasfiye olması, daha fazla çatışmaya mahal verilmemesidir. Terör örgütünün, sıkıştığı bölgelerde varlığını devam ettirebilmesi, zaten mümkün değildir. Bu aşamadan sonra, provokasyonlara başvurmanın, intihar anlamına geleceği çok çok açıktır.
HESABI SORULACAK: Terör örgütünün, zorla silah altına aldığı çocuk yaştaki militanlarıyla, baskı ve şiddet uygulayarak sahaya sürdüğü sivil insanlarla, dün Nusaybin-Kamışlı sınırında yaptığı gibi şanlı bayrağımıza alçakça saldırmak suretiyle burada bir netice alma imkânı kalmamıştır. Silahları bırakmak ve meseleyi suhuletle çözmek, yegâne çıkış yoludur. Bayrağımıza uzanan o kirli elleri muhakkak bulacak, bunun hesabını o hainlerden mutlaka soracağız. Milli Savunma ve Adalet bakanlıklarımız gerekli tahkikatları başlatmıştır. İhmali veya kusuru olan kim varsa, onlarla ilgili de gereken yapılacaktır.
OYUNA GELMEYİN: Suriye'deki operasyonlar bahane edilerek, tamamen yalan ve çarpıtma üzerine kurulu bir propagandayla tüm Kürtlerin kışkırtılmaya çalışıldığını görüyoruz. Özellikle Türkiye'deki Kürt kardeşlerimin, bu oyunlara gelmemesi gerektiğini, yapılan çağrıların, yapılan tahriklerin gerçek niyetini görerek suhuletle, sağduyuyla, basiretle, ferasetle davranmaları gerektiğini tekrar hatırlatıyorum. Terör örgütü ayrıdır, benim Kürt kardeşim ayrıdır. Kimse, ister burada, ister orada olsun, benim Kürt kardeşimin iradesini ipotek altına alamaz, Kürtlerin tek temsilcisiymiş gibi konuşamaz. Türkler ile Kürtler, Araplar ile Kürtler arasına kimse giremez. Terörsüz Türkiye projemizle Cumhur İttifakı olarak, ilk günkü durduğumuz yerde sapasağlam duruyor; bu milletin 40 yıldır kanayan yarasını sarmanın samimi mücadelesini veriyoruz.

ADETA BİR SIRATTAN GEÇİYORUZ
İçinden geçtiğimiz bu hassas günlerde, herkesi, özellikle de siyasetçileri ve basın mensuplarını sorumlu davranmaya davet ediyorum. Sosyal medyada körüklenen nefret iklimine karşı herkes dikkat etmelidir. Gerek küresel, gerekse bölgesel gelişmeler bağlamında çok kritik günler yaşıyoruz. En küçük bir hatanın, en küçük bir dikkatsizliğin ciddi sonuçlar doğuracağı adeta bir sırattan geçiyoruz. Kürt vatandaşlarım başta olmak üzere, milletimin her bir ferdinden, ayrıca sınır ötesindeki tüm Kürt kardeşlerimden bu hassasiyeti anlamalarını istirham ediyorum.
TRUMP'LA KRİTİK KONULARI İSTİŞARE ETTİK
Amerikan Başkanı Sayın Trump ile bu meseleleri ele aldığımız verimli bir telefon görüşmesi gerçekleştirdik. DEAŞ'la ortak mücadele dahil, Suriye'nin güvenliğine katkı yapacak birçok kritik konuyu kendisiyle istişare ettik. Anlaşmanın uygulanmasıyla, en kısa süre zarfında, örgütün kontrolü altındaki diğer topraklar ve orada yaşayan siviller de özgürlüklerine kavuşur; bütüncül bir Suriye, herkesin kendini güvende hissettiği bir Suriye böylece inşa edilmiş olur.
SURİYE'DEKİ KÜRTLER ÖZBEÖZ KARDEŞLERİMİZ
Suriye'deki Kürtler, bizim özbe z kardeşlerimizdir. Suriye'deki Kürt kardeşlerimizin, önceki zalim rejim altında ne tür baskılara maruz kaldığını, kardeşleri olarak en iyi biz biliyoruz. Yeni Suriye hükümeti, ülkedeki diğer tüm dini ve etnik gruplar gibi, Suriyeli Kürtlere de kucak açmış, samimi bir entegrasyon için çok yapıcı davranmıştır. Bütün bu olumlu adımlara rağmen, terör örgütü, Kürtlerin refahı ve huzuru yerine, maalesef kanı, çatışmayı, ölmeyi ve öldürmeyi tercih etmiştir. Masum Kürt çocuklarının kanı üzerinden, kendi ikbalini korumak gibi çıkar odaklı bir istikameti seçmiştir.
KAZANAN TÜM SURİYE OLACAK
Suriye'nin verimli tarım arazileri var. Suyu var. Petrolü var. Çalışkan, azimli, dürüst, Türkiye'yi ve Türk milletini candan seven kardeş bir halkı var. Eski rejim döneminde, Suriye kaynakları bir avuç elit içinde pay edilmiş, Suriye halkına ulaşmamıştı. Terör örgütünün işgaliyle bu zenginlikler yine Suriye halkından esirgendi. Şimdi, Suriye'nin kendi zenginlikleri kendi halkı için kullanılacak, Suriye inşallah en kısa sürede toparlanacak, refah çok hızlı şekilde yükselecektir. Bu yeni dönemde, Araplar, Kürtler, Türkmenler, Nusayriler, Dürziler, Hıristiyanlar ve diğer tüm Suriye vatandaşları da refahtan paylarını eşit şekilde alacak; Suriye bölgede bir refah ve istikrar ülkesine dönüşecektir. Kazanan inşallah tüm Suriye halkı olacaktır. Suriye'nin istikrara ve huzura kavuşması, en çok da Suriye Kürtlerini rahatlatacak. Suriye'deki son gelişmelerle Türkler, Türkmenler, Kürtler, Araplar ve diğer tüm kardeşlerimiz için kardan daha aydınlık bir istikbal olacaktır.
TEK VE ORTAK ŞEMSİYEMİZ İSLAM KARDEŞLİĞİ
Hiç kimse endişeye kapılmasın. Hiçbir kardeşim karamsar olmasın; tereddüt içinde olmasın. Türkiye Cumhuriyeti buradayken, bu devlet, hamdolsun, dimdik ayaktayken; kimsenin başka hâmi aramasına, başka dostlar, ortaklar peşinde koşmasına gerek yoktur. AK Parti varsa, Cumhur İttifakı güçlüyse, biz, evvelallah, Kürt kardeşlerimizin haklarının gasp edilmesine, onların zarar görmesine asla izin vermeyiz. Esas olan bölünme değil, birleşmedir. Esas olan dağılma değil, muhabbetle kucaklaşmadır. Esas olan, küçük devletçiklere ayrışma değil, birleşerek güç birliği yapmaktır. Türkler, Kürtler, Araplar, tarihte olduğu gibi birleşerek, tek yürek olarak, aynı istikamete bakarak, bölgemizin sorunlarını birlikte çözeceklerdir. Bizim tek ve ortak bir şemsiyemiz vardır, o da İslam kardeşliğidir. İşte onun için, kardeşlerin arasına sızmış olan, kardeşliği tahrip eden terörü aramızdan çekip çıkaracağız. Kardeşliğin dilini bozan terör dilini aramızdan çekip çıkaracağız.
EMEKLİMİZİ SAHİPSİZ BIRAKMADIK BIRAKMAYIZ
Malum, en düşük emekli aylığını 20 bin liraya çıkartan kanun teklifimizin Genel Kurul görüşmeleri başladı. Teklifin yürürlüğe girmesiyle birlikte geçen ay 16 bin 881 lira olan en düşük emekli aylığı, 3 bin 319 lira artışla, 20 bin liraya yükselmiş olacak. Emeklilerimizin taleplerine, beklentilerine, şikâyetlerine hiçbir zaman kulağımızı tıkamadık; tam tersine, bir kulağımız her zaman emeklilerimizde oldu. Tüm dünyayı kasıp kavuran bu fırtınadan alnımızın akıyla çıkacağız. Türkiye'yi sadece ekonomide değil, askeri ve diplomatik olarak da çok farklı bir konuma taşıyacağız. Ben, emeklilerimizden AK Parti'ye ve Cumhur İttifakı'na güvenmeye devam etmelerini özellikle rica ediyorum. Emeklimizi ihmal etmedik, onları sahipsiz bırakmadık; bundan sonra da asla yalnız bırakmayız. Biz, meydanlarda "Emeklilerimize şunu vereceğiz, bunu yapacağız" diye söz verip bugün işçisine maaş ödeyemeyenlere benzemeyiz. Bu ülkenin pırı pırıl evlatlarını karamsarlığa, umutsuzluğa sürüklemek isteyenlere fırsat vermeyeceğiz.