Sur cinayetinden etkilenip şiddete dikkat çektiler
Ankara Yenimahalle Fen Lisesi öğrencileri, İstanbul'da arkadaşları tarafından cinayete kurban giden liseliler Ayşenur Halil ve İkbal Uzuner'in katledilmesinden yola çıkarak gençler arasındaki şiddete yer verdikleri projeyle bölge birincisi oldu. TÜBİTAK desteğiyle hayata geçirdikleri "Dijital Dünyada Görünmeyen Sınırlar: Empati ve Farkındalık Öyküleri" adlı projede dijital şiddet konusunda toplumsal farkındalık oluşturmayı hedefleyen öğrenciler, ilk olarak gazetelerden şiddet içerikli haberler derledi. Öğrenciler, bu haberleri yapay zeka ile yeniden oluşturup, rehberlik öğretmeni ve psikolog yardımıyla da daha yumuşak bir dil kullanıp yeniden yazdı. Dijital zorbalık, ifşa, dışlama ve gizliliği ihlal gibi dijital şiddet türlerini öyküler aracılığıyla inceledi. 3 haftalık süreçte 20 öğrenciyle yapılan uygulamada, empati kurma ve çözüm üretme becerileri geliştirildi. Proje yürütücüsü öğrenciler Elif Pulat ve Fatma Toprak, "İki lise öğrencisinin göz göre göre katledilmesi hepimizi derinden etkiledi. Araştırmalarımızda, kızların dijital ortamdan tehdit mesajları ve korkutucu videolar aldığını öğrendik. Bu olayların normalleşmemesi için farkındalık yaratmak istedik. Lise çağındaki gençler olarak, çevremizdekilerin bilinçlenmesini sağlamak amacıyla bu projeyi hayata geçirdik" dedi.

Danışman öğretmen Kübra Eren Bozdoğan rehberliğinde yürütülen projede öğrenciler, dijital zorbalık, ifşa, dışlama ve gizliliği ihlal gibi dijital şiddet türlerini öyküler aracılığıyla inceledi. Yalancı Arkadaş: Siber Zorbalık, Öfke Tuzağı: Siber Taciz, Bir Başka Ben: Kimliğe Bürünme, Gölgedeki İzleyici: Siber Takip, Çevrimiçi Kırılmalar, İfşa Edilen Sırlar ve Dijital Dışlama adı altında 7 adet hikaye incelendi. 3 haftalık süreçte 10 kız, 10 erkek toplam 20 öğrenciyle yapılan uygulamada, öğrenciler öykülere yazılı yanıt verdikten sonra ses kaydı alınarak görüşmeler yapıldı. Empati kurma ve çözüm üretme becerileri geliştirildi. Kız öğrencilerin empati düzeylerinin daha yüksek, erkek öğrencilerin ise çözüm üretmede daha çeşitli yaklaşımlar sergilediği gözlendi. Ayrıca, dijital şiddetle ilgili genel farkındalığın yetersiz olduğu belirlendi. Proje ekibi, dijital ortamda sınır koyma, güvenli internet kullanımı ve çevrimiçi zorbalıkla başa çıkma konularında eğitim ve bilinçlenmenin önemini vurguladı. Öğrenciler, "Dijitalde yok olma, gerçekte var ol!" mesajıyla farkındalık çağrısı yaptı.

"BİR TRAJEDİNİN ARDINDAN GELEN SORUMLULUK HİSSİ"
Projeyi gerçekleştirme fikrinin öğrencilerden geldiğini ifade eden öğretmen Kübra Eren Bozdoğan, "Katledilen iki lise öğrencisi İkbal ve Ayşenur'un trajik hikâyesi onları derinden sarstı. Olayın ardında dijital tehdit mesajları ve sosyal medya üzerinden gönderilen korkutucu içeriklerin olduğunu öğrendiklerinde, bu konuya dair bir şey yapmak istediler. Ben de bir öğretmen olarak onları hem duygusal hem akademik olarak desteklemek istedim. Öğrencilerim çoğunlukla olimpiyat gruplarında çalıştığım, analitik yönü güçlü gençlerdir. Ancak bu kez onlar, duygusal zekâlarını ve toplumsal duyarlılıklarını kullanmak istediler. Proje bu içsel motivasyonla başladı. Benim görevim, bu isteği bilimsel bir yöntemle somut bir çalışmaya dönüştürmekti. Hedef kitlesi lise öğrencileri. Dijital şiddet bu yaş grubunda hem çok yaygın hem de çoğu zaman fark edilemeyen bir biçimde yaşanıyor. Özellikle 14–17 yaş aralığı, hem kimlik gelişiminin hem de çevrimiçi sosyalleşmenin en yoğun yaşandığı dönem. Öğrenciler hem mağdur hem de farkında olmadan fail konumuna geçebiliyorlar. Bu yüzden hem empati kurma becerisi gelişmekte olan hem de dijital kimlikleri oluşan bu yaş grubunu seçtik. Hedefimiz, onların bu geçiş döneminde sağlıklı dijital sınırlar oluşturmasına destek olmaktı" ifadelerini kullandı.

"AMACIMIZ BİLİNÇLENDİRMEK"
Proje kapsamında farkındalık oluşturmayı hedefleyen Ankara Yenimahalle Fen Lisesi öğrencilerinden Elif Pulat ve Fatma Toprak, "Bizi bu projeyi yapmaya iten, geçen yıl yaşanan İkbal ve Ayşenur cinayetleriydi. İki lise öğrencisinin göz göre göre katledilmesi hepimizi derinden etkiledi. Araştırmalarımızda, kızların dijital ortamdan tehdit mesajları ve korkutucu videolar aldığını öğrendik. Bu olayların normalleşmemesi için farkındalık yaratmak istedik. Lise çağındaki gençler olarak, çevremizdekilerin bilinçlenmesini sağlamak amacıyla bu projeyi hayata geçirdik" dedi. Dijital şiddetin yaygınlığını anonimliğe bağlayan öğrenciler, "Gerçek hayatta şiddet uygulayanın kimliği ortaya çıkar, ama dijitalde çoğu zaman gizli kalıyor. Bu da insanların sorumluluk hissetmemesine yol açıyor," ifadelerini kullandı. Projeden çıkardıkları en önemli mesajı ise şöyle özetlediler: "Ekranın arkasında bir insan var. Yazdığımız her kelime ve mesaj bir etki yaratıyor. Sınırlar, saygı ve empati dijitalde de geçerlidir. 'Dijitalde yok olma, gerçekte var ol!' diyerek herkese sesleniyoruz."