BTK tarafından 2 Ağustos tarihinde Instagram'e erişim engeli getirildi. BTK'dan konuyla ilgili yapılan açıklamada, "Instagram katalog suçlara uymadığı gerekçesiyle kapatıldı." ifadesine yer verildi.
"DİJİTAL FAŞİZMLE KARŞI KARŞIYAYIZ"
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genel Merkezinde düzenlenen İnsan Hakları Programında, Türkiye'nin haklı taleplerinin karşılanması durumunda sorunun çözüleceğini ifade etti.
Erdoğan, sosyal medya şirketlerinin mafya gibi hareket ettiklerini belirterek, "Dijital faşizmle karşı karşıyayız. Her türlü ahlaksızlığı ve terör örgütü destekçiliğini özgürlük parantezine alıp teşvik eden bu şirketler, Filistin halkının kahraman evlatlarına, direnişine açıkça savaş açmıştır" ifadelerini kullandı.
Erdoğan konuyla ilgili son olarak "Türkiye'nin haklı talepleri karşılanır, hassasiyetlerine saygı gösterilirse mesele zaten kendiliğinden hal yoluna girecektir." dedi.
BAKAN URALOĞLU: CİDDİ İLERLEME KAYDETTİK
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ise yaptığı açıklamada, Instagram yetkilileriyle yapılan görüşmede ciddi bir ilerleme kaydettiklerini ifade etti.
Konuya ilişkin gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bakan Uraloğlu, "Kanunlarımızı ön plana çıkarıyoruz. Onları sonuna kadar savunacağız. Ciddi ilerleme kaydettik. Talepler karşılanırsa erişim açılır" dedi.
"ÜÇ ANA ŞARTIN YERİNE GETİRİLMESİNE BAĞLI"
Kırık, Instagram'ın erişim engelinin kaldırılmasının üç ana şartın yerine getirilmesine bağlı olduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı:
"Instagram'ın Türkiye'deki erişim engelinin ne zaman kaldırılacağına dair henüz net bir tarih belirlenmedi. Erişim engelinin kaldırılması, Instagram'ın Türkiye'nin yasalarına uyma konusundaki tutumuna bağlı olarak şekillenecek. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Instagram yetkilileriyle yapılan görüşmelerin devam ettiğini ve taleplerin karşılanması hususunda olumlu gelişmeler beklediklerini ifade etti. Instagram'ın erişim engelinin kaldırılması için üç ana şartın yerine getirilmesi gerekiyor: tüketici haklarına dikkat edilmesi, katalog suçlar kapsamındaki içeriklerin hızla kaldırılması, PKK ve YPG'ye dair içeriklerin hızlıca kaldırılması…Bu şartların yerine getirilmesi durumunda erişim engelinin kaldırılması mümkün olabilir."
"KATALOG SUÇLARA KARŞI EN ÖNEMLİ ADIM YASALARIN GÜÇLENDİRİLMESİDİR"
Katalog suçların önüne geçmek için uygulanacak yaptırımlar konusunda net ve etkili önlemlerin alınması gerektiğini söyleyen Ali Murat Kırık, "Suçların tanımları ve cezaları netleştirilmeli, yasaların caydırıcılığı artırılmalı ve bu yasal çerçeve içerisinde teknoloji ve toplumsal bilinçlendirme faaliyetleri de etkin şekilde kullanılmalıdır. Katalog suçlara karşı en önemli adım, yasaların güçlendirilmesidir. Suçların tanımları net olmalı ve cezalar caydırıcı düzeyde belirlenmelidir. Örneğin, çocuk istismarı, terör propagandası ve yasadışı bahis gibi suçlar için ağır cezalar uygulanmalıdır. Bu suçların internet ortamında yayılmasını önlemek için ilgili içeriklerin hızlıca kaldırılmasını sağlayacak düzenlemeler de yapılmalıdır.
Ayrıca, yasal düzenlemelerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi için kolluk kuvvetleri ve yargı organlarının kapasitesi artırılmalıdır. Teknolojik çözümler, katalog suçlarla mücadelede önemli bir rol oynayabilir. Özellikle yapay zeka ve makine öğrenimi algoritmaları kullanılarak suç teşkil eden içeriklerin tespiti ve kaldırılması hızlandırılabilir. Sosyal medya platformları, bu tür içerikleri otomatik olarak tespit edip kaldırabilen sistemler geliştirmelidir. Ayrıca, kullanıcıların şüpheli içerikleri bildirmesi için kolay erişilebilir mekanizmalar oluşturulmalı ve bu bildirimler hızla değerlendirilmelidir." ifadelerini kullandı.
Fotoğraf: Prof. Dr. Ali Murat Kırık
"HEM KALICI HEM DE KISITLI ERİŞİM SEÇENEKLERİ CAYDIRICI OLABİLİR"
Prof. Dr. Ali Murat Kırık, erişim engeli gibi yaptırımların uygulanmasında dengeli bir yaklaşım benimsemenin önemine dikkat çekerek, şu ifadeleri kullandı:
"Hem kalıcı hem de kısıtlı erişim seçenekleri, katalog suçların tekrarını önlemek amacıyla etkili olabilir. Ancak, bu tür önlemler alınırken bilgiye erişim gibi temel haklar da göz önünde bulundurulmalıdır. Dengeli ve adil bir yaklaşım, hem suçları önlemeye hem de hakların korunmasına katkı sağlar. Bu tür yaptırımların amacı, daha güvenli ve sorumlu bir internet ortamı oluşturmak ve kullanıcıların korunmasını sağlamaktır. Bu doğrultuda, çeşitli seçenekler ve önlemler değerlendirilmeli ve uygun çözümler hayata geçirilmelidir. Aynı şekilde gerekçeler BTK tarafından daha açık ve kapsamlı bir şekilde kamuoyuyla paylaşılmalıdır."
"TÜRKİYE'YE KARŞI ÇİFTE STANDART UYGULANIYOR"
Sosyal medya şirketlerinin Türkiye'ye karşı çifte standart uyguladığını belirten Prof. Dr. Ali Murat Kırık, Türkiye'nin dijital platformların kullanıcı güvenliğini ve veri korumasını öncelikli hedef olarak belirttiğini ve bu doğrultuda çeşitli düzenlemeler getirdiğine dikkat çekti.
Bu düzenlemerin sosyal medya şirketlerinin platformlarında yerel yasalara uyum sağlamalarını zorunlu kıldığını dile getiren Kırık, Ali Murat şu ifadeleri kullandı:
"Türkiye'nin sosyal medya politikaları, toplumsal güvenliği ve düzeni koruma amacı taşır. Ülkemiz, dezenformasyonun ve zararlı içeriklerin yayılmasını önlemek için aktif bir yaklaşım sergilemektedir. Bu bağlamda getirilen düzenlemeler, sosyal medya platformlarının içerik yönetimini ve kullanıcı verilerini daha dikkatli bir şekilde ele almasını sağlar. Türkiye'nin bu konuda gösterdiği hassasiyet, kullanıcıların çevrimiçi ortamda daha güvenli bir deneyim yaşamasını amaçlar. Türkiye'nin kendi düzenlemelerine ve toplumsal ihtiyaçlarına uygun politikalar geliştirmesi, ülkenin egemenlik hakkının bir parçasıdır.
Türkiye'nin getirdiği düzenlemeler, sosyal medya platformlarının içerik yönetimi, veri koruma ve kullanıcı güvenliği gibi alanlarda önemli değişiklikler yapmalarını gerektiriyor. Bu düzenlemelere uyum sağlamak, şirketler için ek mali yükler ve operasyonel zorluklar anlamına geliyor. Sosyal medya şirketleri, bu ek maliyetlerden kaçınmak amacıyla yerel yasalara uyum sağlama konusunda ayak diretiyor. Vergi yükümlülükleri de önemli bir faktör... Türkiye, dijital hizmetlerden elde edilen gelirler üzerinden vergi talep etmektedir. Sosyal medya şirketleri, bu vergi düzenlemelerine uyum sağlamak istememekte ve vergi yükümlülüklerinden kaçınmak için çeşitli stratejiler geliştirmektedir. Ancak Türkiye'de faaliyet gösteren her sosyal medya şirketi yasalara uymalı ve tabii bundan kaynaklı olarak vergisini ödemelidir."