UEFA Avrupa Ligi'nin son haftasında Galatasaray deplasmanda Ajax'ın konuğu oldu. Johan Cruijff Arena'da TSİ 23.00'te başlayan karşılaşmada İspanya Futbol Federasyonu'ndan Jesus Gil Manzano düdük çaldı.
Mücadele 2-1 Ajax'ın üstünlüğüyle sona erdi. Sarı-kırmızılı ekip bu sonucun ardından Play-Off turuna kaldı.
SABAH Spor'un usta kalemleri Levent Tüzemen ile Bülent Timurlenk, Ajax-Galatasaray karşılaşmasını değerlendirdi. İşte yazarların yorumları…
Levent Tüzemen: Umarım bu yenilgi ders olur!
Eline geçen fırsatları elinin tersi ile itersen sonucuna katlanırsın. Ajax önünde alınan yenilgi umarım G.Saray için çok büyük ders olur, Okan Buruk'un ayakları yere basar, hayal dünyasından çıkar. Rigas ve Dinamo Kiev önünde eline geçirdiğin gövdeli skorları koruyamazsan ve ilk 8 şansını düşlerken bir mağlubiyet ile hem yenilmezliğini kaybedip hem de gerilere düşersen Avrupa kupalarında başarılı oldum diyemezsin.
"HAFTALARDIR FİZİK GÜCÜ AŞAĞIDA"
Eğer bir takımın sağ beki kulübede oturuyorsa, sol bek olarak alınan Jakobs en kritik maç öncesi 'ağrılarım var' diyerek tribüne çıkıyorsa ve bu iki oyuncu yerine Kaan sağ bek Berkan sol bek oynuyorsa G.Saray'ın kaybetmesi çok normal. Okan Buruk haftalardır "Ben oyuncularıma güveniyorum. Şu maçı kazanacağız, şu maçı kaybetmeyiz" diye demeçler verdi. Oysa G.Saray'ın haftalardır fizik gücü aşağılarda geziniyor, Yunus ve Barış Alper çok maç oynadıkları için sezon başı performanslarını aratıyorlar.
"BİR SUÇLU DA TRANSFERLERİ YÖNETEN İNSANLARDIR"
Ajax önünde de şuursuz baskılar kuran, final vuruşlarını yorgunluktan bitiremeyen bir G.Saray izledik. Ayakta kalan tek oyuncu Sara oldu. Gol aradı, etkili ortalar yaptı, final pasları verdi ama arkadaşlarının coşkulu oynamasını sağlayamadı. Bir suçlu da G.Saray transferlerini yöneten insanlardır. Çünkü takım sağ bek, kanat oyuncuları, santrfor, stoper istiyorum diye bağırıyor.
"TRANSFER UÇAKLARI İNMEYE BAŞLAMALI"
Jakobs'un haline bakılırsa sol bek de alırlar mı acaba? Amsterdam'da gerçeklerle yüzleşen Okan Buruk takımını önce zihinsel sonra mental ardından da fizik olarak lige hazırlamalı. Transfer uçakları da inmeye başlamalı. Çünkü bu G.Saray'ın dar kadro yapısı ile 6 puan önde olmasına rağmen lig yarışı da zora girer.
Bülent Timurlenk: Bitmeyen kavga!
Galatasaray'ın memleket sınırları içinde iyi bir teknik direktörü var. Kazandığı iki şampiyonluk, altı puan farkla oturduğu liderlik koltuğu. Avrupa'da ise hâlâ rüşdünü ispat edememiş, Sparta Prag ve Young Boys faciaları sonrasında bu sezon Avrupa Ligi'nde de zayıf rakiplere verdiği puanlarla işini son maça bırakmış bir teknik adam… Galatasaray'ın hastaneden yeni çıkmış bir başkanı var. Kendisi eleştiri dışı bugünlerde, malum insanlık.
"ESKİ GAZETECİYİM, MUHABİRLERİ LEHİNİZE YAZDIRIRIM"
Bir de futbol şubesinden sorumlu yöneticisi var: İbrahim Hatipoğlu. Arası iyiymiş gibi göründüğü ama gram sevmediği transferleri her zaman olduğu gibi eline yüzüne bulaştıran sportif direktör istifa ettiğinde sırtını Türk bir menajere dayayan Hatipoğlu. "Ben eski gazeteciyim, muhabirleri lehinize yazdırırım" diyen menajerin listesiyle yola çıkan İbrahim Hatipoğlu…
"ERDEN TİMUR'UN BOŞLUĞU DOLMAYINCA..."
Erden Timur'un boşluğu dolmayınca devreye giren ve Hatipoğlu'nun hasım bellediği Abdullah Kavukçu ve dün Ajax maçı öncesinde Morata-Pavlovic sesleri. Galatasaray dün Amsterdam'da namağlup unvanını da bırakıp ilk 8 dışında kaldı. Bilbao pastası önünde pişkin pişkin poz veren İbrahim Hatipoğlu, onunla yola devam edenler, onların karşısında kendilerine başka yol çizenler.
"KENDİ İÇİNDE KAVGASI BİTMEYENİN..."
Galatasaray dün çok hücum edermiş gibi göründüğü, Mertens'in bir maç daha, kontrat kaygılı Yunus da yine ortalıkta görünmediği, Berkan'ın sol bek başladığı 90 dakikayı kaybetti. Fazlası ise, Torreira, Osimhen ve Davinson play-off ilk maçında cezalı… Kendi içinde kavgası bitmeyenin dışarıda kazanacak savaşı yoktur. Buyurun birbirinizi yemeye devam edin…