‘Gazze davasının ablası’ çevirmen ve aktivist Ayçin Kantoğlu: Gördüklerim beni günlük rutinimden koparttı
Gazze'de şehit edilen Müslümanların sayısı 33 bini geçti. Dünya İsrail'e dur diyemiyor. Gazze davasının en büyük savunucularından biri olan çevirmen ve aktivist Ayçin Kantoğlu, bireysel mücadelenin önemini şu sözlerle vurguluyor: "Evlerimiz bir savaş alanı. Eğer yerli deterjanlar onlarınki kadar güzel temizlemiyorsa bırakın temizlemesin. Kıyafetleriniz bembeyaz, Gazzeli çocuklar da bu yüzden ölü ise o temizlik temizlik değildir"
Gazze'de şehit edilen Müslümanların sayısı 33 bini geçti. Yaralı sayısı ise 80 binden fazla. Dünya 7 Ekim'den bu yana tam bir akıl tutulması yaşarken gözü dönmüş siyonist rejim ise bu sistematik katliamını ara vermeden sürdürüyor.
Gazze'deki kıyımın ilk gününden bu yana yaptığı tespit ve değerlendirmeleriyle dikkat çeken isimlerden Çevirmen, Aktivist Ayçin Kantoglu konuğumuz oldu. Ünlü edebiyatçı ile boykot, tepki, sessizlik, Gazzelilerin dünyaya öğrettikleri ve bu kan deryasının çıkışında dünyayı nelerin beklediğini konuştuk.
GAZZE DAVASININ ABLASI...
Kamuoyu sizi dünya çapındaki çevirilerinizle tanıyor. Fakat bir şey oldu ve 7 Ekim'de başlayan bu soykırım ile gönüllerde bambaşka bir yer edindiniz. Sizi kariyerinizin getirdiği konumdan alıp Gazze ve Kudüs davasının ablası haline getiren şey neydi?
7 Ekim hayatımızda ciddi bir yer tuttu tabi. O günden itibaren bu konuda ne yapabilirizin mücadelesini veriyoruz her birimiz kendi kabiliyetlerimiz nispetinde. Bu çalışmalar sırasında Aralık ayında İDE'de bir panele katıldım. Burada yaptığım konuşmaydı, bilinirliğime bahsettiğiniz ivmeyi kazandıran. Bu hadiseler başladığında orada oluşan asabiyeyi yönetmeye, onu belirli bir yola sevk etmeye yönelik çabalardı.
KENDİ ÇOCUĞUMU SEVERKEN SUÇLULUK HİSSEDİYORUM
"7 Ekim'le başlayan süreç beni günlük rutinimden koparttı. 'Bir şey yapabilir miyim, bu sesi yükseltebilir miyiz?' derdinde olma zorunluluğu hissettim. Bu arayışı benim hayatımın tam ortasına bıraktı Gazze.
M. FATİH GEDİMAN