İsrail merkezli Globes haber sitesi, Ticaret Bakanı Ömer Bolat'ın Suriye ve Ürdün üzerinden Körfez ülkelerine uzanacak kara koridorunun en geç gelecek yıl açılacağını açıklamasına yer vererek, Türkiye'nin yalnızca Suriye'de değil, İsrail çevresinde de konumunu güçlendirdiğini belirtti.
Gazete, Ankara'nın aynı zamanda Hicaz Demiryolu'nun yenilenmesi ve "Kalkınma Yolu" projesinin hayata geçirilmesi için çalıştığına yer verdi. Bu adımların Hindistan ve İsrail'in geliştirdiği ticaret koridorlarına alternatif bir hat oluşturmayı ve Türkiye'yi bölgesel bir ulaşım üssü haline getirmeyi amaçladığı vurgulandı.
14 YIL SONRA YENİDEN KARA YOLUYLA KÖRFEZ'E
Habere göre, Suriye'de Ahmed el-Şaraa'nın geçen Aralık ayında yönetime gelmesinin ardından Türk ihracatçılar, yaklaşık 14 yıl sonra yeniden kamyonla Körfez'e mal taşımaya başladı. Suriye iç savaşı nedeniyle kapanan kara yolu, uzun süre ihracatçıları deniz taşımacılığına yönlendirmişti. Ancak Ankara verilerine göre, 2025'in ilk yarısında Suriye'ye kamyonla yapılan ihracat yüzde 60 oranında arttı.
ÜRDÜN İLE TİCARET HIZLA ARTIYOR
Globes'in aktardığına göre, Türkiye'nin yalnızca Suriye değil, Ürdün ile ticaretinde de belirgin bir yükseliş yaşanıyor. İki ülke arasındaki ticaret hacmi geçen yıl 1,1 milyar dolara ulaştı; bu yılın sonunda 1,6 milyar doları bulması bekleniyor. Bakan Bolat, "Türk müteahhitler, Ürdün'ün 15 milyar dolarlık altyapı geliştirme projelerine katılmak istiyor" dedi.
HİCAZ DEMİRYOLU GERİ DÖNÜYOR
İsrail merkezli habere göre, Türkiye, Suriye ve Ürdün, 1908 yılında hizmete giren ve Şam'ı Medine'ye bağlayan Hicaz Demiryolu'nu yeniden inşa etmeyi planlıyor. O dönemde bu hat, 40 gün süren deve yolculuğunu yalnızca üç güne indirmişti.
Yeni projeye göre, Türkiye'den başlayarak Suriye ve Ürdün üzerinden Suudi Arabistan'a uzanacak demiryolu hattı, yük ve yolcu taşımacılığı için yeniden faaliyete geçirilecek. Yaklaşık 1.750 km uzunluğundaki hattın hayata geçirilmesi için Suriye'de 30 km'lik yeni ray döşenecek, Ürdün ise altyapıdan sorumlu olacak.
Haberde, Hicaz Demiryolu'nun canlandırılmasının Ankara'nın aynı anda yürüttüğü birkaç projeden yalnızca biri olduğuna vurgu yapılarak, Türkiye'nin bu sayede kendisini bölgesel bir lojistik merkez haline getirmeyi hedeflediği ifade edildi.
"KALKINMA YOLU" İLE IMEC'E YANIT
Globes'in haberine göre, Türkiye'nin bir diğer büyük projesi olan "Kalkınma Yolu" projesinin Hindistan'ın öncülüğünde ABD desteğiyle geliştirilen IMEC Koridoruna (Hindistan-Ortadoğu-Avrupa Koridoru) bir yanıt niteliğinde olduğu ifade edildi.
Türk-Irak kara koridoru, güney Irak'taki Basra vilayetini Türkiye'ye bağlayacak ve yaklaşık 1.200 kilometre uzunluğunda olacak. 17 milyar dolarlık proje üç aşamada tamamlanacak. İlk aşamanın 2029'da, son aşamanın ise 2050'de bitirilmesi planlanıyor.
PAKİSTAN VE İRAN İLE YENİ HAT
Globes'e göre, "Kalkınma Yolu" tamamlanmadan önce Türkiye, İstanbul-Tahran-İslamabad konteyner treni hattını yeniden faaliyete geçirmeyi planlıyor. Bu hat, Türkiye'nin dost ülke Pakistan ile bağlarını güçlendirirken, İran için de sürekli bir gelir kaynağı oluşturacak.
SIRADAKİ DURAK: ÇİN
İsrail merkezli haber sitesine göre, Türkiye'nin lojistik stratejisinin bir diğer ayağı Çin'e uzanıyor. Çin, Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında 2013'te Avrupa'ya yük treni seferlerini başlatmıştı. Kızıldeniz'deki Husilerin saldırıları ve "Demir Kılıç Savaşı" nedeniyle deniz taşımacılığında yaşanan aksamalar, bu hatta ilgiyi artırdı.
2024'te Çin-Avrupa arasında yaklaşık 19 bin tren seferi gerçekleşti. Bu rakam 2016'ya göre on kattan fazla artış anlamına geliyor. Pekin'e göre, Çin-Avrupa hattında her yarım saatte bir yük treni kalkıyor.
Bu noktada Türkiye'nin kritik bir rol oynayarak devreye girdiğini belirten gazete, Çin mallarının Rusya üzerinden Avrupa'ya taşınmasına alternatif olarak görülen "Orta Koridor"un, Çin'den başlayarak Kazakistan, Azerbaycan ve Gürcistan üzerinden Türkiye'ye ulaştığına buradan da malların Avrupa'ya aktarıldığına vurgu yaptı.