Yerel seçimlere kısa bir süre kala seçim sonrası gündem konuşulmaya başlandı. Gündem maddelerini ise ekonomik adımlar ve enflasyonla mücadele oluşturacak. Sabah Gazetesi Yazarı Özlem Doğaner konuyu köşesinde kaleme alarak değerlendirmelerde bulundu.
İşte Doğaner'in o yazısı:
"Seçime 4 gün kaldı. 31 Mart Pazar günü sandığa gideceğiz ve sonrasında nihayet seçimsiz uzun bir dönem bizi bekliyor. Gündemimiz belli. Artık ekonomide atılacak adımlar ve enflasyonla mücadele en üst sıraya çıkacak.
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, her şehirde her miting alanında açıkça dile getirdi:
"Yılın 2. yarısından itibaren uyguladığımız ekonomi programının olumlu yansımalarını daha net göreceğiz. Enflasyon yılın ikinci yarısında düşecek. Enflasyon düştükçe bütçede elimiz rahatlayacak. Çalışanımızı, emeklimizi enflasyona ezdirmeyeceğiz."
Sadece seçimi değil, yılın ilk çeyreğini de geride bırakıyoruz. 2. çeyrekte alınacak kararlar, yılın ortasında düşmesini beklediğimiz enflasyonun gidişatını daha da netleştirecek.
Geçen gün yazmıştık. Herkesin bir seçim sonrası senaryosu var. Çoğu yalan dolan. Sosyal medyadan herkesin algısını bozmaya çalışıyorlar.
Gıda enflasyonuna farklı bir bakış açısı getirmek lazım. Tarımsal üretimin büyümeye katkısı son yıllarda son derece düşük. Sadece 85 milyon nüfus olarak bakmamak lazım. Bir yandan göçmenler bir yandan güçlü turizm sezonuyla Türkiye nüfusu 100 milyonu geçecek. Bu büyük ekonomide nüfusu beslemek ve tarımsal emtia anlamında buranın ihtiyaca yönelik üretim yapmak zorluklar barındırıyor. Tarımsal üretim yapısının değiştirilmesi, tarladan rafa gelinceye kadarki sürede kayıpların önlenmesi, lojistik maliyetlerinin düşürülmesine yönelik olarak verilecek olan destekler önemli. Tarımsal girdi maliyetleri artıyor hem de tarımsal emtialar oldukça yüksek fiyatlara ulaşıyor. Temel hedef ve ihtiyaç duyulan üretimi artırmak gerekiyor.
Vergi düzenlemesine gitmek lazım ama arttırmak çok ciddi bir çözüm olmayabilir. Tam tersine vergileri arttırmak yerine vergi oranlarını düşürmek ve böylece aslında üretimi arttırmaya yönelik çaba göstermek ve Türkiye'deki vergi yükünü ortadan kaldırabilecek şekilde düzenlemeler yapmak bir tercih olabilir.
Vatandaşı tüketimden tasarrufa yönlendirmek şart ama bunu mağdur edecek şekilde yapmamak lazım. Özellikle kamunun tasarrufu konusu çok önemli. Tasarruf hedeflerinin ortaya koyularak bir takvime bağlı şekilde kontrol edilmesi lazım. Uymayanların neden uymadığını kamuoyuyla paylaşarak disipline etmek gerekir.