Suriye'nin İdlib şehrinde yaşayanlar, rejim güçlerinin hava saldırıları nedeniyle yer üstünde cehennemi yaşayınca yer altında yeni bir yaşam kurdu. Tüm dünyanın gözünün çevrildiği bölgede yaşayan siviller, bombalardan kurtulmak için yer altına çekildi. Dışarıdan bakıldığında hayalet şehri andıran çatışma bölgelerinde yerin 10 metre altında yeni bir yaşam başladı. SABAH'ın görüntülediği yer altı yaşamında hastaneler yerin 10 metre altında hizmet veriyor. Ölmeden mezara girenlerle, yeryüzünde yaşama fırsatı bulamayıp umudu güneşsiz bir ortamda sığınarak arayanlara tanıklık ettik.
Suriye ordusuna ait savaş uçakları, "İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi" içindeki sivil yerleşimlere her gün bombalar yağdırıyor. 4 milyon sivilin yaşadığı bölgede hastaneler, okullar ve evler hedef alınıyor. Son bir ayda 200'e yakın kişi öldü. 250 bin sivil de yerinden oldu. Can pazarının yaşandığı İdlib'e giren SABAH, yer altına hapsedilen insanların hayatta kalma mücadelesine tanıklık etti.
YER ALTINDA HASTANE
İdlib'deki ilk durağımız adı ve yeri sır gibi korunan bir yer altı hastanesi oldu. Savaş uçaklarının tepesinde uçtuğu hastane, gözlerden uzakta bir tepenin içinde iş makineleri ve kazma küreklerle oyularak yaklaşık bir yılda inşa edilmiş.
2.5 yıldır hizmet veren hastanenin yapımında bombalardan korunması için iki kat beton kullanılmış. Havalandırma sistemi ve acil çıkış kapısı da var.
Ayda ortalama 6 bin hasta hizmet alıyor. Hastanenin müdürü ve aynı zamanda mühendisi olan Ömer Hullak, "Önceki hastanemiz 8 kez rejim güçlerince vuruldu. Biz de kurtuluşu şehirden uzakta, yerin altında bir hastane inşa etmekte bulduk" diyor. Hullak, "Bu hastane toprak altında olduğu için bizi bombalardan koruyacak.
Hastanemizde 5 doktor, 15 hemşire, 7 gün 24 saat hizmet veriyor. Acil Servis, 3 ameliyat odası, yoğun bakım odaları, dahiliye servisi, hasta odaları ve 2 adet röntgen cihazımız var." diye konuştu.
GÜNEŞ VE TEMİZ HAVA HASRETİ
İkinci yer altı hastanesi ise eski bir kamu binasının -3 katında. Uçakların hedef aldığı bine dışarıdan enkazı andırsa da beton bloklarla güçlendirilmiş gizli bir geçitten yerin altına inildiğinde karşınıza devasa bir hastane çıkıyor.
Burada da acil servis, ameliyathane odaları ve çocuk, genel cerrahi ile kadın doğum polikliniği var. Henüz 5 gün önce doğan Hadil Nasır adlı kız çocuğu küvezde tutuluyor.
50 AİLE TEK BİR TÜNEL
Hastane ziyaretlerinin ardından, uçakların sürekli vurduğu Hama kırsalında ve İdlib'in güneyindeki Cisr El Şuğur, Latamina, Maaret El Numan, Mar Zaite ve Han Şeyhun'a geçiyoruz. Sıcak noktalarda patlama sesleri eksik olmuyor. Savaş uçaklarının seslerini duyabiliyoruz. İnsanlar evlerinin yanlarına ya da içlerine kazdıkları 10 metrelik tünellerde bombalardan korunmaya çalışıyor.
Elektrik şebekesi, hatta interneti bile olan tüneller var. Mar Zaite Köyü sakinleri, herkesin birlikte saklanabileceği 70 metre uzunluğunda bir tünel kazmış. Tünelde 3 oda var. Köy erkekleri, çocuk ve kadınları kısmen daha güvenli bölgelere götürüyor, iftar sonrasında ise tünellere getirilip hep birlikte yatıyor.
Bir köy sakini, "50 aile için tünel kazdık. Köyümüz son 1 ayda 10'dan fazla vuruldu. Gidecek bir yerimiz bir yok." diyor. Evinin altında iki ay boyunca kazma kürekle tünel kazan Ebu İslam da iki yıldır her gece ailesiyle birlikte tünelde uyuyor. Yaz-kış tünelde geçiren Ebu İslam, "Burası yukarıdan daha güvenli. Bize yeryüzünde yaşama şansı vermedikleri için bu tüneli kazdım. Son ana kadar burada, kendi köyümde kalmaya devam edeceğim." diye konuştu.
TÜRKİYE'DEN TAM DESTEK
İdlib'deki manzaraya rağmen Türkiye, bölgedeki sivillere yardım elini uzatmayı sürdürüyor. Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) bir yandan sınıra yakın noktada çadır ve temel ihtiyaçlarını karşılarken diğer yandan da bombardımana rağmen evlerini terk etmeyen sivillere yardım ulaştırıyor.
TDV İdlib sorumlusu İsmail Yiğit, "Son saldırıların ardından İdlib'de 250 bin kişi yerinden oldu. İnsanlık dramının önüne geçebilmek için cephe hattında sığınaklarda yaşayan sivillere bile yardımlarımız ulaştırmaya devam ediyoruz." dedi.