Batı’ya alternatif yeni küresel medya ağı
Çin’de düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü Ülkeleri Medya Formu’nda 26 ülkeden gazeteciler bir araya geldi. “Bilgiyi direkt olarak kaynağından alabilmek için aramızdaki iletişimi güçlendirmeliyiz” noktasına dikkat çekildi
Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) birçok alanda Asya ülkeleri arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi için çaba sarf ediyor. Örgüt ilk olarak 2001 yılında kuruldu. Rusya, Çin, Kazakistan, Özbekistan ve Kırgızistan ana kurucuları oldu. Sonraki 20 yıl içerisinde 5 ülke (Tacikistan, Özbekistan, Hindistan, Pakistan, İran) daha tam üye olarak kabul edildi. Türkiye, ŞİÖ'ye tam üye değil ancak ilişkiler artık stratejik ortaklık düzeyinde ilerliyor. Türkiye'nin ŞİÖ ülkeleri ile ticareti 30 milyar dolara yaklaşmış durumda.

26 ÜLKEDEN KATILIMCI
20-27 Mayıs tarihlerinde Şanghay İşbirliği Örgütü Ülkeleri 2025 Medya Formu düzenlendi. Ev sahibi ülke Çin oldu. Ben de Çin merkezli People's Daily gazetesinin davetlisi olarak forma katılma fırsatı yakaladım. ŞİÖ üyesi, gözlemcisi, diyalog ortağı gibi statülerden 26 ülkeden 300'ün üzerinde gazeteci ile bir araya gelme fırsatımız oldu. Organizasyon Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde gerçekleştirildi. Urumçi kentindeki etkinlikte Asya'nın dört bir yanından gelen meslektaşlarımızla tanışma ve günümüzde yaşananlarla geleceği tartışma fırsatımız oldu.

BİLGİ ALIŞVERİŞİ
Sadece Çin, Rusya, Pakistan, Hindistan, Kazakistan, İran gibi bölgedeki etkili ülkelerden değil Kamboçya, Sri Lanka, Nepal, Maldivler, Afganistan ya da Moğolistan gibi ülkelerden gazetecilerle de temas kurmak bizim için gerçekten çok anlamlı oldu. Etkinlik boyunca Azerbaycan, Kırgızistan, Kazakistan gibi kardeş ülkelerden gelen meslektaşlarımızla kısa süre içinde kaynaştık. Ortak dil avantajı ile kısa sürede yıllardır birbirimizi tanıyormuş seviyesine geldik. Aslında sadece Türk Devletleri Teşkilatı ülkelerinden değil Pakistan, Afganistan, İran, Moğolistan gibi ülkelerden katılan gazetecilerle de anında 'kardeşim' seviyesine geldik. Hem düzenlenen resmi seminerlerde hem de birlikte yaptığımız ortak aktivitelerde meslektaşlarımızla tereddütsüz anlaştığımız konuların başında "Bilgiyi direkt olarak kaynağından alabilmek için aramızdaki iletişimi güçlendirmeliyiz ve Batı medyasındaki veri akışlarına bağımlı hale gelmemeliyiz" noktaları oldu. Yabancı gazetecilerin Türkiye ilgisi ise yine çok yüksekti.

SOKAKLARDA TANIDIK SESLER
Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki Urumçi kentinde sokaklarda gezerken bir Türk olarak işimiz birçok anlamda çok kolaydı. Rahat şekilde Türkçe iletişim kurabildiğimiz Urumçi halkı birçok konuda tüm ev sahipliklerini bize yansıttı. Ayrıca vize konusunda İstanbul'daki Çin elçiliği çok yardımcı olurken Urumçi'deki Çinli yetkililerin de misafirperverliği ileri seviyedeydi.
GÖZLER ÜZERİMİZDEYDİ
Urumçi sokaklarında farklı bir ülkeden geldiğimiz anlaşıldığı için herkesin dikkati bir anda üzerimizde oldu. Yaklaşık 3 milyon nüfuslu kentte dolaşırken ve gittiğimiz her yerde çok sayıda kişinin hiçbir izin almadan sık sık fotoğrafımızı çekmesi gezinin rahatsız edici unsurlarındandı. Urumçi esnafı ile ya da halkı ile girdiğimiz her bir diyaloğun ardından bir şekilde kayıt altına alındığımızı söyleyebiliriz. Ayrıca kimliği belirsiz Çinliler tarafından birçok noktada takip edildiğimizi fark ettiğimiz anların sayısı da çok oldu. Hatta çoğu zaman bizi takip ettiklerini belli edercesine peşimizden ayrılmadılar.